ANDREA MISSÉ & JAVIER RODRIGUEZ

El Tangauta

Şubat 2010,
Sayı: 184

Röportaj: Lisandro Gambarotta, Gabriel Cano
Çeviri: Meriç Eryılmaz


     Andrea Missé ve Javier Rodriguez, kendilerini tango dansına adamış, kapsamlı bir profesyonel tecrübeye sahip, Arjantin ve dünyada farklarını ispat etmiş seçkin bir çift. El Tangauta'ya, kariyerlerini eğitimlerini ve tekniklerinin ardındaki sihri anlattılar.

javier rodriguez andrea misse röportaj interviewStiliniz tango dansının kökleriyle doğaçlamayı birleştiriyor diyebilir miyiz?
Javier Rodriguez: Evet, diyebiliriz. Şu an profesyönel dansçıyız, ama öncesinde hepimiz milongueroyduk. Dans pistinde gerçek kimliğinizi gösterebilmeniz için, doğaçlama yapabilmeniz ve doğal olabilmeniz gerekli. Bedeninizi tutuşunuz ve kalabalık bir pistte hareket edişiniz, tek başınayken olduğu gibi olmalı. Bizim prova yapmayışımızın sebebi bu; en fazla bir-iki sekansı çalışıyoruz, o kadar.
Andrea Missé: O sırada teknikten uzak durmayı, ve o "an"da hissettiklerimizi ifade etmeyi tercih ediyoruz.


Amatörlükten profesyonelliğe geçişiniz nasıl oldu?

Andrea Missé: Ben profesyonel dansçı olmaya karar vermedim hiç. 12 yaşında erkek kardeşlerimle dans etmeye başlamıştım, kısa süre içinde milonga mekanlarından davet almaya başladık, ve yıllar içinde aldığımız teklifler daha ilgi çekici olmaya başladı. Üniversitede öğrenciydim, ve başka işler yapıyordum. Ama gerçek tutkum hep danstı.
Javier Rodriguez: Ben de arayarak bulmadım, hayatım o yöne gitti kendiliğinden. 14-15 yaşlarında dans etmeye başladım, zaman içinde hem ülkedeki hem dünyadaki milonga organizatörleri benden gösteri istemeye başladılar. O zamanlar "Profesyonel Tango Dansçısı" diye bir kavram yoktu. Juan Carlos Copes bir efsaneydi, ve Miguel Angel Zotto, Milena Plebs gibi isimler benden çok yaşlı olmasalar da bana bir o kadar seviyemin üzerinde görünüyorlardı. Ama, işler çok hızlı gelişti. Kendimi hızlı bir trenin içinde buldum, öyle ki tüm hayatımı içine çekti ve beni başka bir mesleği aklımdan bile geçiremeyeceğim bir noktaya getirdi. Ders veriyor, dans ediyor ve halen ders alıyordum. Tango dansı öyle sabır ve zaman isteyen bir şey ki, bir süre sonra başka bir şeyde kariyer yapamayacak duruma geliyorsunuz. Ama her şeyinizi vermelisiniz. Yarım bir adanmışlık, asla iyi sonuçlara varmıyor.

Asya ve Avrupa arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?
Javier Rodriguez: Son zamanlarda Asya'lılar tangoda çok daha önde koşuyorlar. İlgilerini çeken kültürel aktiviteleri büyük ustalıkla kendi yaşayışlarına aktarıp yeniden üretebiliyorlar. 8 yıl önce, Avrupa ilk adresti bu konuda. Uzun bir zaman, Almanya, İtalya ve Fransa'dan tango şöhretleri çıktı. Bugün bu ülkeler hala çok güzel tango organizasyonlarına ev sahipliği yapıyorlar ama, dans kalitesi açısından Asya'nın çok gerisinde kaldılar.

Sizce neden oldu bu?
Javier Rodriguez: Tango dans edebilmek için, erkek ve kadınların partnerlerini düşünmeleri ve hissetmeleri gerekli. Günümüzde küskünlük, bastırılmış hisler ve korku çok yoğun yaşanıyor. İnsanlar tangoya bu "sarılış" için koşuyorlar, herkes bunun arayışında, ama sınıfa gelince daha açık bir tutuşu, kendi bireysel alanlarını koruyabilecekleri mesafelerle çalışmayı tercih ediyorlar. Birbirleriyle dans etmek istiyorlar, bir samimi kucaklayış için ölmek üzereler, birbirlerine ihtiyaçları var, ama bunu kabullenmek istemiyorlar. Sonunda bıkıp kendilerini piste atıyorlar, ama çok geç olmuş oluyor.
Andrea Missé: Buna karşın bizim için dans etmeyi öğrenmek; kardeşlerimizle, amcalarımızla, babalarımız ve annelerimizle  oynadığımız bir oyun gibiydi. Bu yüzden bizim için durum karmaşık değil.

meric eryilmaz javier rodriguez andrea misse röportaj interviewSiz aynı zamanda ders de veriyorsunuz, peki o nasıl bir tecrübe?
Andrea Missé: Ben bunu misyonumuz olarak görüyorum. Konu sadece dans etmeyi öğretmek değil, aynı zamanda tangonun ruhunu ve ardındaki kültürel bakış açısını da insanlara aktarmak. Bunun dansımızdaki önemi muazzam. Yine de tabi bir hareketin tabiatını bilmiyorsanız, hareketin içi boş demektir. Kadınların ayaklarıyla oynadıkları tüm o minik oyunlar (ki bunlara artık "süsleme" deniyor), anlamlarından, renklerinden ve icra edilirkenki tavırdan yoksun olduklarında, sadece "hareket" olarak kalıyorlar. Her durum, her an; bir şey ifade etmek için "var"dırlar, sadece olmak için değil.
Javier Rodriguez: Yıllar önce milongueroları izlediğimizde, yaptıklarının ardındaki gizemi algılayabiliyorduk; yaptıkları ne kadar kolay veya zor olursa olsun. Yani önce tekniğin bilinmesi gerekli, evet, ama amaç "ruh"u anlamak. Derslerde "teknik" kelimesini daha az kullanıp, sayılar, dörtgenler ve kaslardan bahsetmek yerine "ruh" "duygu" kelimelerini daha çok kullanmaya başlarsanız, öğrenciler de gösterdiklerinizi daha doğal bir tavırla ve çok daha hızlı öğrenebiliyorlar.

Yeni nesiller hakkında ne düşünüyorsunuz?
Javier Rodriguez: Biz bize yol gösteren efsane milonguerolarla başladık. Bugün gençler iyi dans ediyorlar (biz onların geldiği yere çok daha uzun zamanda geldik) ama, şu an onlara nasihat verecek kimse yok ve bu yüzden herkes aynı dans ediyor. Önceden "iyi dans etmek" demek, farklı olmak demekti. Şimdi herkes aynı şeyleri birbirinden daha iyi yapmaya çalışıyor. Buna üzülüyorum, çünkü artık pistlerde gizem/sihir görmüyorum. Milongalarda artık ulvi, ilahi bir şey yok, sadece birlikte hareket eden kalabalıklar var. Müthiş yetenekler var, çünkü bale veya modern danstan tangoya geçen gençler var. Bir adım gösteriyorsun, anında kapıyorlar. Ama örnek alabilecekleri kimse yok. Şefi olmayan bir kabile gibi, kontrol yok, onlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu gösteren yok. Youtube'da bir hareket görüyorlar, ezberleyip milongaya koşuyorlar.


ANDREA MISSÉ
Missé kardeşler, tango dünyasında danstaki ustalıkları ve adanmışlıkları ile biliniyorlar. Andrea kendi hikayesini şöyle anlatıyor:
"Biz beş kardeşiz, üç kız ve iki erkek. Ben en büyükleriyim. Dansa çocukluğumuzda folklorla, Santiago 'El Chucaro' Ayala ve Norma Viola ile başladık. Ben 11 yaşındayken, tesadüfen Carlos Rivarola'nın okulunu gördük ve sırf meraktan ondan ders almaya başladık. Sonra tabi ki bizi Sunderland Club'a götürdü, sosyal dansın etkisini ilk kez orada hissettik, ve aile atmosferine sahip bir milongayı tanımış olduk. Bayılmıştık. 12 yaşına geldiğimde, kardeşlerim, annem ve büyükannemle tüm milongalara gitmeye başlamıştım. Milongaya çocukların gitmesi pek hoş karşılanılan bir şey değildi, ama aile mekanlarında kabul ediliyordu. Ertesi gün okulumuz varsa önce ev ödevlerini bitiriyor, sonra milongaya gidiyorduk. O günlerden bugüne hiçbirimiz tangodan ayrılmadık."

JAVİER RODRIGUEZ
Javier Rodriguez, yıllarca unutulmaz bir tecrübe edindiği Gloria ve Eduardo Arquimbau ile birlikte çalıştı.
"Onlar bir numaraydı, tango milonguero ve show tango hakkında onlardan çok şey öğrendim. Benden hiçbir şeyi sakınmadılar, ben ve öğrenci arkadaşlarıma bildikleri her şeyi aktardılar, bir gösterinin en ufak detaylarına kadar anlattılar, açıkladılar. Işıktan tutun da, kostüm ve makyaja kadar. Müthiş bir usta-çırak ilişkisiydi, tango dansının çok önemli sırlarını öğrendim onlardan. İnsan olarak da muhteşemlerdi."